İstanbul
-
info@serhatdalgalidere.com

Nedir Bu 4.5G ?

Akademisyen, Bilişim Uzmanı

Nedir bu 4.5G ? Hayatımıza giren hız tutkusunun bir parçası mı ?

İnsan vücudunun artık ayrılmaz bir parçası olarak görülen cep telefonlarımız. Kolumuz bacağımız gibi ihtiyaç halinde olan meşhur akıllı cihazlar. Dünya ile bağlantımızı sağlayan ve sağlayamadığımız zaman sudan çıkmış balık misali çırpındığımız cihaz, cep telefonları. Cep telefonlarına internetin gelmesi ile beraber ‘cep telefonu şimdi cep telefonu oldu.’ Dediğimiz vücudumuzun bir parçası olan bu cihaz, hayatımıza girdiğinden beri sürekli iletişim içerisinde olmamız gerektiğini bize düşündürüyor. Sürekli birilerine haber vermeliyim. Birilerinden haber almalıyım. Dünyadan haberdar olmalıyım.

İşte bu düşünceler beynimizde ister istemez dolaşmaktadır. Daha önce  kullandığımız 3G teknolojisi neyimize yetmiyordu ki düşüncesi belki de birçok insanın aklından geçiyor. Bazılarımız ise; “Daha hızlı olmanın neyi sakıncalı ne güzel işte bütün işlerimizi daha hızlı hallediyoruz.” dediğini duyar gibiyim. Mühendis arkadaşlarımız ile beraber bir test yapalım dedik. 3G internet hızına sahip bir cep telefonu ile 4.5G teknolojisine sahip aynı model bir cep telefonunu yan yana koyduk. Her iki telefonda Youtube uygulamasını açıp aynı videoları ayarladık. Her iki telefonda da daha önce açılmamış bir video seçtik.

Her ikisini de aynı anda başlattık. 4.5G teknolojisine sahip telefon göz kararı ile yaklaşık 1 saniye önce başladı ve hızlıca yüklemeye devam etti. 3G internet hızına sahip telefon ise 1 saniye fark ile videoyu geç açtı ve takılmadan videoyu oynatmaya devam etti. Mail indirme ve yükleme konularını daha test edemedik. Bu basit deneyi tüm yalınlığı ile size aktarıp yorum yapmadan 4.5G’yi anlatmaya devam edeceğim.

Bu teknoloji ile telefondan görüntülü konuşma elbette çok kolaylaştı ve kaliteli hale geldi. Fakat şöyle kötü bir yanı olduğunu düşünebiliriz. Bir video açtığımız zaman vidoyu hızlı bir şekilde indirmekte ve biz sadece videonun başını izlemek istesek dahi o fazlasını indirerek internet kotamızı harcamakta.

Fazla hız bu noktada zarar vermekte. Ayrıca telefonun modem olma özelliğini açıp evde bilgisayarınızdan veya tabletinizden internete bağlananlarınız varsa. Bu noktada dikkat etmeniz gereken bir husus ise; o anda işletim sisteminizin güncelleme yapmaya çalışması 4.5G hızıyla büyük bir veriyi indirmiş olursunuz. Yeni daha korunaklı bir işletim sistemine sahip olabilirsiniz belki ama faturanıza gelen miktar pek korunaklı olmayabilir.

4.5G Arada Kalmış Bir Teknolojinin Eseri

Bu sıkıntılardan kurtulmak için bir çözüm ise operatörlerin müşterilerine tanıdığı kota aşım sınırı sistemi. Bu sistemi devreye sokarak belirlediğiniz kota bittiğinde internet bağlantısını kesmesini istemeniz. Eğer bu sistem devrede olursa en azından kabarık bir fatura ile karşılaşmazsınız. Sadece o ay için ayırdığınız internet kullanım limitiniz bitebilir. Elbette bu da bir sevinç sebebi. İnternet ile tanışan annelerimize ve babalarımıza özellikle dikkat etmemiz gerekir. Özellikle yaş ortalaması yüksek anne ve babalarımıza gelen faturalar onları telefona ve hayata küstürebilir.

Avantajları konusunda herkesin bildiği konuları söyleyebilirim. Daha hızlı video izleme, daha hızlı veri indirme, görüntülü konuşmada daha kaliteli ve kesintisiz bir hizmet alabiliriz. Ayrıca Türkiye’nin her noktasında internet kalitemizin arttığı da aşikardır. Hız tutkumuzun bir uzantısı olan bu sistemler geliştikçe belki de saliselere bile sabredemeyecek duruma geleceğiz. İnsanoğlu başka bir boyut geliştirecek sabrın belki de tanımı değişecek. Teknolojinin esiri olmadan bizi tembelleştirmesine izin vermeden kullanmayı bilirsek işte o zaman işimize yarayacak. Uzun yıllar boyunca bu konuda kafa yoran biri olarak hep şunu düşünmüşümdür:

Bilişim Uzmanı Olmak Nedir ?

Hayatta insanlara nasıl yararlı olabilirim. Bilişim uzmanı olarak mesleğimi yaparken dünyaya ve insanlığa ne katabilirim. İşte bu düşünce beni ileri teknolojiye sahip medikal ürünlerin gelişmesine katkı sağlamaya sevk etti. İnsanların acılarını dindirmek için bir şeyler yapmak. Bu noktada Algoloji bilim dalı fikirlerime epey yardımcı oldu. Bilişim uzmanları ilgilendikleri alan dışında medikal teknolojilerinin gelişimine katkı sağlamaları gerektiğini düşünüyorum. Böylelikle dünya üzerinde görevlerimizden birini gerçekleştirdiğimize inanıyorum. Bu konuda hep düşüncem şudur: Eğer teknolojinin gelişmesi insanların acılarını dindirmiyorsa onların yaşam kalitelerini arttırmıyorsa gelişen teknoloji insanların yararına değil zararına gelişiyor demektir.