İstanbul
-
info@serhatdalgalidere.com

Yeni Nesil Teknolojiler ve Bulanık Mantık

Akademisyen, Bilişim Uzmanı

Bulanık Mantık ve Gri Tonlar

Hayatımızın her noktasına yerleşen yeni nesil teknolojilerin bulanık mantık ilişkilerini size anlatmaya çalışacağım. Bu konu sizi ne kadar ilgilendiriyor. Bunu yazının tamamını okuduktan sonra karar vermenizi istiyorum. Çünkü bilişim dünyası ile ilgili olan veya bu konularda fikirleri olan insanların hayallerini gerçekleştirmesi için faydalı bilgiler olduğuna inanıyorum.

Bulanık mantığın yeni nesil teknolojilerinin temellerini oluşturduğunu sizlere göstermek ve bu konuda fikirleri olan insanlara bir ışık tutmak için bu yazıyı kaleme aldım. Bir fikriniz var. Bu fikir giyilebilir bir teknoloji olabilir. İnsanların acılarını dindirecek bir medikal icar olabilir. Yahut insanları daha da tembelleştirecek bir icat olabilir. Günümüzde neredeyse en azından benim bildiğim ve okuduğum kadarıyla yeni nesil teknolojilerinin çoğu insanları tembelleştirmek için yapılıyor. Yine de yararlı icatlar yapan insanların az da olsa olması umut verici.

Yeni Nesil Teknolojiler Ve Acıların Dinmesi

Bu yazıyı okuyacak olan okuyucularımın da yararlı ve insanların acılarını dindirecek yeni nesil teknoloji fikirleri olduğunu düşünüyorum. Gelelim anlatacağım konuya. Yeni nesil teknolojiler sürekli günümüzde hızlıca artarak ilerliyor. Peki bu teknolojilerinin temelinde ne yatıyor. Belki de onu üreten birçok markanın ve mühendisin atladığı bir mantık var. Bu mantık beyinden somut bir kavrama dönüşüyor. Bulanık mantıktan bahsediyorum. Yaptığım araştırmalar bana gösterdi ki birçok akıllı cipleri kullanan mühendisler ve markalar. Bu ciplerin nasıl çalıştığını ve ne tür bir mantık yolu izlediğini bilmiyorlar. Yurtdışından ithal ettikleri bu cipler ile fikirlerini oluşturdukları makinalara yerleştirerek birleştiriyorlar. Bunun içerisinde akıllı televizyonlar, akıllı cep telefonları, akıllı süpürge makinalarına varıncaya kadar başında akıllı geçen makinaların en akıllıları bulanık mantık sistemi içeren bir yazılım veyahut ciple çalışıyor.

Mühendislerin Bulanık Mantıkla Mücadelesi

Bunun üzerine yaptığım mülakatlarda mühendis arkadaşlardan hep şu sözleri duydum. ‘ Bulanık mantık konusunda çok bir şey duymadım. Biz genelde cipleri veya yazılımları ithal ediyoruz. Oluşturduğumuz makine iskeletlerine entegre ediyoruz.’ Sizlere işte bu ithal ettikleri yazılımların ve ciplerin içerisinde bulunan bulanık mantık sistemlerini anlatmak istiyorum. Eğer bir icadınız varsa bulanık mantık kullanmadan yapmanız en azından benim bilgilerime ve fikirlerime göre geri kalmış bir teknoloji olacağını düşünüyorum. Nedir bu bulanık mantık ? Size en basit yollar ile anlatmaya çalışacağım. Fakat bulanık mantığı anlatmadan önce bir kavramdan söz etmek istiyorum. Sibernetik. Öncelikle kısaca sibernetikten bahsetmek istiyorum. Sibernetik kısaca canlı ve cansız varlıkların en mükemmel şekilde organize edilmesi anlamına geliyor.

Sizlere bu konuda dünyamızda var olan en mükemmel varlıktan bahsetmek işitiyorum. Bizimle beraber dolaşan ve olmazsa olmasımız. Beyin sibernetiği. Beyin sibernetiği kavramı ilk olarak Alexander Friedrich Marfeld tarafından, “Beynin Sibernetiği” adlı kitapta kullanılmıştır. İnsan kendini tanıyabildiği ölçüde daha mükemmele yakın makineler üretebilir. Sibernetik için de en önemli organ beyindir. Beyin tanınabildiği ölçüde sibernetik bilimi ilerleyebilir. Bu nedenle sibernetikle uğraşan bilim adamlarının öncelikle beyni ve işleyişleriyle ilgilenmeleri gerekir.

Sibernetik Bulanık Mantık Yapay Zeka Üç Sıkı Dost 

Toygar Akman’ında belirttiği gibi, bir sibernetikçi, konuyu ele aldığı zaman her şeyden önce beynin içindeki bilgi iletim merkezlerini bir bilgisayar ile değerlendirmeyi düşünür. Bu nedenle de beynin kendisine bağlı organlar arasındaki haberleşme yanı sıra bilgisayar ile bilgi iletimini de göz önünde bulundurur. Şimdi gelelim bulanık mantığa. Bulanık mantık, bulanık eseme ya da puslu mantık, 1961 yılında Lütfü Aliasker Zade’nin yayınladığı bir makalenin sonucu oluşmuş bir mantık yapısıdır.

Bu mantık yapısı aslında daha gerilere dayanmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ‘Her şeyin hayırlı olanı ortada olanıdır’ hadisine kadar geçmişe dayanmaktadır. ‘Bulanık mantığın temeli bulanık küme ve alt kümelere dayanır. Klasik yaklaşımda bir varlık ya kümenin elemanıdır ya da değildir. Matematiksel olarak ifade edildiğinde varlık küme ile olan üyelik ilişkisi bakımından kümenin elemanı olduğunda “1”, kümenin elemanı olmadığı zaman “0” değerini alır. Bulanık mantık klasik küme gösteriminin genişletilmesidir. Bulanık varlık kümesinde her bir varlığın üyelik derecesi vardır. Varlıkların üyelik derecesi, (0, 1) aralığında herhangi bir değer olabilir ve üyelik fonksiyonu M(x) ile gösterilir .’ (https://tr.wikipedia.org/wiki/Bulan%C4%B1k_mant%C4%B1k)

Bulanık mantığı daha basit anlatalım. Bir yazılım düşünün. Bu yazılımın içerisinde bir veri tabanı var. Veri tabanın içerisinde ayrıntılı bilgiler var. İlkokul birinci sınıfta ki öğrencilerin tüm bilgileri var. Boylarının kaç olduğu. Göz renkleri. Saç renkleri. Derslerden aldığı notlar. Bildikleri soru sayıları. Bilmedikleri soru sayıları. Yani sınıf içerisinde ki öğrencilerin tüm ayrıntılı bilgileri mevcut. Yazılım içerisinde ki bulanık mantık sistemi ile öğrenciler arasında inanılmaz detaylı farklılıklar ortaya çıkmaya başlar. En ufak ayrıntısına kadar birbirleri arasında ki farklar ortaya çıkar. Bu bilgilerinin sadece dersler hakkında olduğunu düşünelim. Aldıkları notlar, çözdükleri sorular, çözemedikleri sorular, takıldıkları konular.

Her öğrenci için inanılmaz ayrıntılı bilgiler. Böyle bir sistem ile elbette daha başarılı sonuçlar ortaya çıkar. Öğrenci hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmak o öğrenciyi yönlendirme konusunda bize daha büyük fikirler sunar. Klasik mantığa kısaca değinerek bulanık mantığı örneklemek istiyorum. Klasik mantık bir şey ya vardır ya da yoktur. Bir şey evet ya da hayır kadar nettir. Bu şekilde açıklamalar yapan klasik mantık yerine bulanık mantık 0 ile 1 arasında 0,1, 0,2, 0,3 şeklinde daha ayrıntılı gerçekler vardır der. Biraz kelimesi aslında bulanık mantığa uyan bir kelimedir. Bir insan biraz iyi biraz kötü biraz deli dolu biraz sakin olamaz mı ? Olabilir işte bu birazların hesaplanarak çıkartıldığı veriler en doğru verilerdir.

Kimse Kimseyi Yargılayacak Durumda Değil

Toplumsal olaylara bu sistemi sürüklediğimiz zaman ortaya çıkan sonuç şudur ki kimsenin kimseyi yargılama gibi bir durumu olamaz. Çünkü herkes biraz iyi biraz kötü olacaktır. Siz hiç hem suçlu hem haklı olmadınız mı ? Bir konu da haklı olduğunuz yönlerde var. Haksız olduğunuz yönlerde. İşte bunu teknoloji alanında hayal edin. Bir makine bir sistem düşünün tüm bu biraz taraflarını hesaplıyor. Sonuçlar daha doğru ve daha gerçek olacaktır. Sizlerde bir icadınız varsa veya bir fikriniz varsa muhakkak bulanık mantığı düşünerek hareket edin. Kesin yargılar arasından sonuçlar üretmeyin. Ayrıntıları hesaplayabilen bu mantık sistemini kullanın. Hayırlı, insanların acılarını dindirecek icatlar yapmanız dileklerimle. Kendinize iyi davranın.